Ekonomi

Bakanlar ve iş dünyasından boykot çağrılarına ilk tepkiler! Vatandaşlara peş peşe çağrı

Ekonomi - CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in boykot çağrılarına Bakanlar ve iş dünyasından sert tepkiler geldi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Boykot çağrıları ile ekonomik istikrarı hedef alan bir muhalefet kaybetmeye mahkumdur." dedi.

Bakanlar ve iş dünyasından boykot çağrılarına ilk tepkiler! Vatandaşlara peş peşe çağrı
02-04-2025 02:09

CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in, tüm halkı 2 Nisan Çarşamba günü tüketim boykotu çağrılarına bakanlar ve iş dünyasından sert tepkiler geldi.

'EKONOMİK İSTİKRARI HEDEF ALAN BİR MUHALEFET KAYBETMEYE MAHKUMDUR'

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz sosyal medya hesabından İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik yolsuzluk soruşturması sonrası Özgür Özel tarafından başlatılan boykot çağrılarına ilişkin açıklama yaptı.

Bölgede yaşanan jeopolitik ve ekonomik gelişmelerin, iç çekişmelere feda edilemeyecek düzeyde hayati olduğunu vurgulayan Yılmaz, küresel siyaset ve ekonomide belirsizlik ve riskler kadar, yeni imkan ve fırsatların oluştuğu bir dönemden geçildiğini belirtti.

"Terörsüz Türkiye" hedefi için son derece kıymetli bir çaba içinde olunduğuna dikkati çeken Yılmaz, şunları kaydetti:

"Tarihimizin en büyük deprem afetinin yaraları hızla sarılmaktadır. İnsanımızın kalıcı refahı için ekonomik programımızı kararlılıkla hayata geçiriyoruz. Gündemimiz, dış politika, demokrasi ve kalkınmada çıtamızı daha ileri taşımaktır. Toplumsal huzur, refah ve milli birlik, siyaset kurumunun ortak sorumluluğudur.

Demokrasinin olmazsa olmazı olan muhalefet, meşru zeminlerde, yapıcı öneri ve eleştiriler ile yapılır. Sokak ve boykot çağrıları ile toplumsal huzuru ve ekonomik istikrarı hedef alan bir muhalefet kaybetmeye mahkumdur. Ayrıştırıcı, tehditkar ve kutuplaştırıcı söylemleri esas alan, hukuk tanımaz siyaset tarzı, tarih önünde ve milletimizin vicdanında karşılığını bulacaktır."

TİCARET BAKANI BOLAT: BOYKOT ÇAĞRISI YAPANLARA KARŞI TAZMİNAT DAVASI AÇABİLİR

Ticaret Bakanı Ömer Bolat da boykot çağrıları nedeniyle ticaretinde maddi kaybı olan esnafın, şirket sahibi ve hissedarlarının borçlar hukuku kapsamında tazminat davası açma hakkı olduğunu belirterek, "Bu konuda kimse tereddüt etmesin." dedi.

Bolat, yaptığı açıklamada, bazı kişi ve kuruluşların, sosyal medya mecralarından "2 Nisan'da ticareti durduralım" şeklindeki boykot çağrılarını esefle kınadığını belirtti.

Nisan ile beraber ilkbaharın başladığını, tabiatın canlandığını, üretimin arttığını, ekonominin canlandığını dile getiren Bolat, Türkiye Yüzyılı'nın ticaretin de yüzyılı olacağını ifade etti. Türkiye’nin ticaretteki artış ile ekonomideki büyümesini dolar bazında 6,5 kat artırdığını, 11 milyon yeni istihdam sağladığını hatırlatan Bolat, boykot çağrılarını, muhalefetin elindeki belediyeleri saran yolsuzluk ve rüşvet skandallarını örtbas etme girişimi olarak nitelendirdi. Bolat, şöyle devam etti:

"Boykot çağrıları ekonomiyi sabotaj girişimidir. Özellikle haksız ticaret, rekabet unsurları içermektedir. Kendilerini ülkenin efendisi ve sahibi zanneden, ‘biz ne istersek o olur’ anlayışıyla hareket eden ama 22 yıldır hüsrana uğrayan, kendilerini birinci sınıf üstenci vatandaş görüp, halkımızın çok büyük çoğunluğunu adeta ikinci sınıf vatandaş görme kibrine ulaşan ve sınıfsal üstünlük savaşı veren dar çerçevedeki lüks ve rant debdebesi içinde olan çevrelerin beyhude girişimi olarak görüyoruz."

BAKAN BOLAT'TAN VATANDAŞLARA ALIŞVERİŞ ÇAĞRISI

Bolat, Ticaret Kanunu, borçlar kanunu, rekabet hukuku, ceza hukuku ve milli güvenlik boyutu itibarıyla adalet mekanizmasında mutlaka gerekenin yapılacağına dikkati çekerek, şunları bildirdi:

"Bu noktada vatandaşlarımızı, özellikle bu azgın azınlığın ekonomiye, istihdama, halkımızın iş, aş ve gelir durumlarına sekte vurma çabalarına karşı dimdik durmaya davet ediyorum. Vatandaşlarımıza bir çağrım var, 'Eğer bugün, yarın, öbür gün ya da birkaç gün sonra yapacağınız alışveriş planınız varsa mutlaka 2 Nisan günü alışverişinizi, ticaretinizi yapmaya' davet ediyoruz.

Bunun yanında da özellikle esnafımızın, ticaret erbabımızın, şirketlerin temsilcileri olan odalara da çağrıda bulunmak istiyorum. Esnaf, ticaret ve sanayi odaları ile ticaret borsalarını, üyelerinin hak ve menfaatlerini korumaya çağırıyorum. Çünkü bu onların görevidir.

Makosen koltuklarında ve lüks debdebe içindeki mekanlarında Türkiye'ye yön vermeye çalışan, halkın iradesini hiçe sayanların, halkın 22 yıldır seçimlerle iş başına getirdiği hükümetin 22 yıllık ekonomideki, terörle mücadeledeki ve istikrardaki, dış politikadaki, milli savunmadaki büyük başarılarına karşı dijital sosyal medya üzerinden yapmaya çalıştıkları bu bozgunculuğu bozguna uğratmaya vatandaşlarımızı, şirketlerimizi, esnafımızı davet ediyorum. Allah'ın izniyle bu çabaları da yine hüsrana uğrayacaktır."

Bolat, özellikle ticareti durdurma çabalarıyla alakalı olarak ticaretinde zarar edenlerin tazminat davası açma haklarının olduğunu anımsatarak, "Boykot çağrıları nedeniyle ticaretinde maddi kaybı olan esnafımız, şirket sahipleri ve hissedarların borçlar hukuku kapsamında tazminat davası açma hakları var, bu konuda kimse tereddüt etmesin." ifadelerini kullandı.

'EMEKÇİLERİMİZİN HELAL KAZANCIYLA OYNAMAYA ÇALIŞANLAR ASLA AMACINA ULAŞAMAYACAKTIR'

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan: Çalışanın, üretenin, ihracat yapanın yanında olmaya devam edeceğiz. Sorumsuz çağrılarıyla emekçilerimizin, istihdam oluşturan girişimcilerimizin ve sanayicilerimizin ekmeğiyle, helal kazancıyla oynamaya çalışanlar asla amacına ulaşamayacaktır.

BAKAN KACIR: MİLLETİMİZ BU TÜR OYUNLARA GELMEZ

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır: Üretim ve istihdam Türkiye’nin milli gücüdür.

Bu gücü kırmaya çalışmak, milli markaları boykot çağrılarıyla zayıflatmaya çabalamak Türkiye’nin ortak geleceğine zarar vermektir.

Türk Milleti, feraset ve basiret sahibidir. Milletimiz bu tür oyunlara gelmez.

Milletimiz arasında ayrıştırıcı söylemler üretenler, yine ve daima kendileri kaybedecektir.

BAKAN URALOĞLU: BOYKOT ADI ALTINDA YÜRÜTÜLEN KİRLİ SÖYLEMLER BU MİLLETİ YILDIRAMAZ

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu: Üreten, istihdam sağlayan her kişi ve kurum, Türkiye’nin millî gücüdür.

Bu güce zarar vermek isteyenlerin hedefi sadece markalar değil; emeğimiz, birlikteliğimiz ve geleceğimizdir.

Boykot adı altında yürütülen kirli söylemler, bu milleti yıldıramaz.
Aziz milletimiz neyin ne olduğunu bilir; ferasetiyle, basiretiyle her oyunu bozar.

Toplumu bölmeye çalışanlar yine ve her zaman kaybedecektir!

Biz biriz ve birlikte güçlüyüz!

'BOYKOT DEĞİL MİLLİ ZARARDIR'

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı: Bizim üreticimiz, bizim çiftçimiz, bizim esnafımız… 

Milli markalarımıza “Boykot” adı altında yapılmaya çalışılanların, Türkiye’ye zarar vereceği aşikardır.

Kendi üreticimize, kendi esnafımıza sırtımızı dönmek, kendi emeğimizi baltalamaktır. 

Üretimin, istihdamın, milli ekonomimizin işleyen çarklarına çomak sokmaya çalışanlara karşı milletimiz gereken cevabı verecektir.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş: Boykot adı altında yapılan çağrı ile hedef aldıkları; alın teriyle üreten işçimiz, toprağını işleyen çiftçimiz, istihdam sağlayan girişimcimiz ve bu ülkenin refahını inşa eden tüm kesimlerdir!

Türkiye’nin emeğine, kazanımlarına ve geleceğine doğrudan zarar veren bu hareket, #BoykotDeğilMilliZarar’dır.

Bizler; emeğiyle büyüyen, üretimiyle güçlenen, birliğiyle yükselen bir milletiz. Toplumsal birliği bozmayı, Türkiye’ye kaybettirmeyi amaçlayanlara karşı dimdik duruyor ve bu zihniyeti reddediyoruz.

Bu ülkenin değerlerine, emeğine, büyümesine zarar vermeyi amaçlayanlar hiçbir zaman başarılı olamayacaklar!

'BU BÜYÜK MİLLET KENDİ EMEĞİNİ KİMSEYE ASLA YEM ETMEYECEKTİR'

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin: Yerli ve milli markalara yönelik "boykot" çağrılarının, ülkemizin daha müreffeh yarınlara ulaşmasına zarar vereceği açıktır.

Bilinmelidir ki, bu büyük millet kendi emeğini kimseye asla yem etmeyecektir.

Boykot naralarıyla ayrıştırıcı söylemler üretenler, milletimizin birliği ve beraberliği karşısında her daim yenilmeye mahkumdur.

TOBB BAŞKANI HİSARCIKLIOĞLU: BOYKOT ÇAĞRILARI YANLIŞTIR

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu: Üreten, istihdam sağlayan, yatırım yapan şirketlerimizin hedef haline getirilmesi ve boykot çağrıları yanlıştır. Şirketlerimiz siyasi tartışmaların dışında tutulmalıdır.

İSO Başkanı Erdal Bahçıvan: Ülkemizde ticari hayatı sekteye uğratacak, üretim hayatında olumsuz sonuçlar doğuracak çağrılar konusunda dikkatli ve duyarlı olunmalıdır.

'İSTİHDAM KAYNAĞI OLAN ŞİRKETLERİNE SALDIRILAMAZ'

İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç: Boykot çağrıları yanlıştır. Türkiye'nin yerli ve bağımsız ekonomisinin ürünü ve istihdam kaynağı olan şirketlerine saldırılamaz.

'TİCARET DURDURULMAMALI'

TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Bu ekonomik zorlukta müşterisine hizmet etmeye çalışan esnaf ve sanatkara destek olunmalı ve ticaret durdurulmamalı." dedi.

'ÜLKE EKONOMİSİNİ HEDEF ALMAK BİR DURUŞ DEĞİL AKSİNE AKIL TUTULMASIDIR'

Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) Genel Başkanı Orhan Aydın, "boykot" çağrılarına ilişkin, "Süreci bu boyuta çekmek, ülke ekonomisini hedef almak bir duruş değil aksine akıl tutulmasıdır." değerlendirmesinde bulundu.

İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturması sonrası başlatılan boykot çağrılarına ilişkin yazılı açıklama yapan Aydın, hukuki bir süreç yaşandığını, savcıların delillerini ortaya koyduğunu, hakimlerin mahkeme sürecini başlattığını belirtti.

'BU TARZ BİR ÇAĞRI ANCAK EMPERYALİST DÜŞÜNCESİ OLAN ZİHNİYETLERE AİT OLABİLİR'

Sürecin hukuk çerçevesinde nihayete ereceğine dikkati çeken Aydın, şu ifadeleri kullandı:

"Hukuki süreci de hukukçularınız ile yürütürsünüz. İnsanları sokaklara döküp karşı karşıya getirerek, ülkemizin ve milletimizin refahı için gece gündüz çabalayan üreticilerimizi hedef alarak süreci yürütemezsiniz.

Süreci bu boyuta çekmek, ülke ekonomisini hedef almak bir duruş değil aksine akıl tutulmasıdır. Bu tarz bir çağrı, talep ancak ülkemiz üzerinde emperyalist düşüncesi olan zihniyetlere ait olabilir. Dün bu tarz çağrıların kimler tarafından yapıldığını biliyoruz. Bugün hala ülkemize bu tarz boykotları uygulayanların kimler olduğunu biliyoruz."

'BU TİP ÇAĞRILAR SADECE İNSANLARI BÖLMEK İÇİN KULLANILAN BİR ARGÜMANDIR'

Orhan Aydın, bu çağrıların ekonomiye yönelik olumsuz etkilerine işaret ederek, şu açıklamalarda bulundu:

"Belirli bir tarafı ve grubu kendi çıkarlarınız doğrultusunda konsolide edebileceğinizi düşünebilirsiniz fakat ülke ekonomisine zarar verecek olan bu çağrılara karşı milletimiz sağduyusu ile boşa çıkartacaktır. Bu tip çağrılar sadece insanları bölmek, kendi taraftarlarını marjinalleştirmek için kullanılan bir argümandır. Halkımız da sağduyusu ile bunu boşa çıkaracaktır."

'BU ÇAĞRI EKONOMİK BAĞIMSIZLIĞIMIZI TEHLİKEYE ATMAYA YÖNELİK AÇIK BİR GİRİŞİMDİR'

 

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Mahmut Asmalı, boykot çağrılarının ekonomik dengeleri bozma girişimi olduğunu belirterek, "Bu çağrı, yerli ve milli sermayemizi zayıflatmaya, ekonomik bağımsızlığımızı tehlikeye atmaya ve küresel sermayeye alan açmaya yönelik açık bir girişimdir." değerlendirmesinde bulundu.

Asmalı, İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturması sonrası başlatılan "ekonomik boykot" çağrılarına ilişkin yazılı açıklama yaptı.

CHP tarafından bugün için duyurulan boykot çağrısının bazı çevrelerce de desteklendiğini kaydeden Asmalı, bu çağrının ekonomik dengeleri bozma girişiminin yanı sıra piyasaları kilitleyerek üretimi ve istihdamı olumsuz etkileme çabası olduğunu bildirdi.

Asmalı, "Bu çağrı, yerli ve milli sermayemizi zayıflatmaya, ekonomik bağımsızlığımızı tehlikeye atmaya ve küresel sermayeye alan açmaya yönelik açık bir girişimdir." ifadelerini kullandı.

Ekonominin, bir milletin ortak emeği olduğunu kaydeden Asmalı, bu emeği sekteye uğratmaya yönelik her hareketin, yalnızca firmalara değil esnafa, sanayiciye ve tüm vatandaşlara zarar vereceğini vurguladı.

'İŞ DÜNYASI SİYASİ TARTIŞMALARIN DIŞINDA TUTULMALI'

Mahmut Asmalı, toplumu bu tür suni kriz çağrılarına karşı durmaya davet ederek, şu açıklamalarda bulundu:

"Tüm vatandaşlarımızı bugün ekonomimize daha güçlü destek vermeye, yerli üretim yapan firmalara ve markalara sahip çıkmaya, alışverişlerini ertelemek yerine, Türkiye'nin ekonomik istikrarını korumak için ekonomiye katkı sağlamaya davet ediyoruz. Türkiye ekonomisi, üretim gücü, istihdam olanakları, ihracat odaklı büyüme modeli ve girişimcilerimizin azmiyle son yıllarda önemli bir ivme kazanmıştır. İş dünyamızın özverili çalışmaları sayesinde ülkemiz, küresel ekonomideki zorluklara rağmen istikrarlı büyümesini sürdürmektedir. Daha önce de belirttiğimiz gibi iş dünyası, siyasi tartışmaların dışında tutulmalı ve tüm paydaşlar, ülkemizin refahı için ortak akılla hareket etmelidir."

'BÖYLESİ YÖNLENDİRMELER KABUL EDİLEMEZ VE SON DERECE TEHLİKELİ ADIMLARDIR'

Hac Umre Seyahat Acentaları Derneği (HURSAD) Başkanı Diyaeddin Şahin:

Kamuoyuna bugün servis edilen ve 2 Nisan tarihini işaret ederek yapılan tüketim boykotu çağrısı, ekonomik zorluklar içinde mücadele eden milyonlarca insanı yok saymaktadır. Bu çağrı, sağduyudan uzak bir yaklaşımla, toplumsal barışı zedeleme potansiyeli taşımaktadır. Siyasi hesaplarla yapılan böylesi yönlendirmeler, kabul edilemez ve son derece tehlikeli adımlardır.

Bu tarz çağrıların; gündelik kazancıyla geçinen esnaftan yerli üreticiye, perakendeciden hizmet sektörüne kadar geniş bir kesimi hedef aldığı ortadadır. Ticaretin durdurulması yönünde yapılan bu yönlendirmeler, sadece siyasi tansiyonu yükseltmekle kalmaz, aynı zamanda halkın ekmeğini küçültür, geçimini tehdit eder. Türkiye ekonomisinin son yıllarda verdiği mücadeleyi sekteye uğratma amacı taşıyan bu söylemler, bir duruş olarak değil, sorumluluktan uzak bir siyasi hamle olarak değerlendirilmelidir.

Toplumu kutuplaştırmak, ekonomik yaşamı bilinçli şekilde sabote etmek; ifade özgürlüğü ya da demokratik hakkın kapsamına girmez. Bu tutum, siyasi etikle de toplumsal vicdanla da bağdaşmaz. Hukuki süreçler devam ederken, yargının yerine sokakların ikame edilmesi, kabul edilemez bir yaklaşımdır.

'TÜRKİYE ÇATIŞMADAN DEĞİL, ÇALIŞMADAN YANA OLACAKTIR'

Bir diğer vahim mesele de belli bir siyasi çizgide duran seçmeni yönlendirme girişimidir. Belirli markaların, şirketlerin ya da sektörlerin kamuoyu önünde hedef gösterilmesi; bireyin özgür tercihine müdahaledir. Henüz iktidar gücünü elinde bulundurmadan dahi toplumun belirli kesimlerini cezalandırma eğilimi gösteren bu anlayış, geleceğe dair ciddi endişeleri beraberinde getirmektedir.

Türkiye, makroekonomik dengeleri yeniden tesis etmeye çalıştığı bir dönemden geçmektedir. Parasal sıkılaşmanın uygulandığı, iç tüketimin büyümeye katkısının hayati olduğu böyle bir süreçte; üretimi, istihdamı ve piyasa dengesini tehdit eden bu tarz çağrılar, doğrudan ülkenin geleceğini hedef almaktadır. Bu tutumun, ülke yararına değil; çok daha derin hesapların yansıması olduğu açıktır.

Siyasi kazanımlar uğruna halkın refahını riske atmak, ülkenin ekonomik damarlarını kesmeye teşebbüs etmektir. Bu tarz çağrılar, geçmişte kimler tarafından nasıl yapıldığı unutulmayan; bugünse kimlerin politikası hâline getirildiği açık olan bir zihniyetin ürünüdür.

Bu millet; bölünmeye, tehdit diline ve yönlendirme politikalarına prim vermeyecek kadar feraset sahibidir. Her kriz anında sağduyusuyla hareket eden halkımız, bu sorumsuz çağrıyı da boşa çıkaracaktır.

Bizler; alın teriyle ayakta duran esnafın, çarkı döndüren üreticinin ve hizmet eden herkesin yanındayız. Türkiye, çatışmadan değil; çalışmadan yana taraf olacaktır.

CHP'nin boykot çağrısının asıl amacını madde madde paylaştılar: Boykot değil milli zarar CHP'nin boykot çağrısının asıl amacını madde madde paylaştılar: Boykot değil milli zarar Ekrem İmamoğlu'nun yolsuzluktan tutuklanmasının ardından başlayan sokak olayları sonrası yapılan yeni çağrılarla birlikte, sokak olaylarına destek vermeyen ünlüler ile milli markalar boykot edilmeye başlandı. CHP'nin sosyal medyada başlattığı boykot çağrısına ise sosyal medyada büyük tepki geldi. GALERİYE GİT
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ÇOK OKUNAN HABERLER