
KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Hristodulidis ile ara bölgede gerçekleştirdiği görüşmenin ardından basın açıklaması yaptı. Tatar, görüşmede Cenevre’de genişletilmiş gayri resmi toplantıda konuşulan altı başlığın uygulanması için bir istişarede bulunduklarını belirterek, BM Genel Sekreteri’nin bu başlıkların hayata geçirilmesi için Maria Angela Holguin’i kişisel temsilci olarak atayacağını ifade etti. Türk tarafının Türkiye ile istişare ederek bu atamaya onay verdiğini aktaran Tatar, Güney Kıbrıs’ın da bu atamaya onay verdiğini söyledi. Ancak Holguin’in görevinin, taraflar arasında ortak zemin arayışına yönelik olmayıp, sadece altı başlığın uygulanmasına yardımcı olmakla sınırlı olacağını vurguladı.
Tatar, görüşmede Güney Kıbrıs Rum tarafının ısrarla Kıbrıs Türk tarafının egemenliğini tanımayan bir yaklaşım içinde olduğunu belirtti. Avrupa Birliği finansmanıyla ara bölgede kurulacak güneş enerjisi santralinden üretilen elektriğin Kuzey Kıbrıs’a doğrudan aktarılması gerektiğini ifade eden Tatar, Rum tarafının ise bu elektriğin önce Güney Kıbrıs’a verilmesi ve ardından belirli bir oranın Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu’na (KIB-TEK) tahsis edilmesi yönünde bir yaklaşım sergilediğini dile getirdi. Tatar, Kıbrıs’ta iki eşit taraf olduğunu ve üretilecek enerjinin doğrudan Kuzey Kıbrıs’a verilmesi gerektiğini belirterek, aksi bir durumun Kıbrıs Türk tarafının haklarını göz ardı etmek anlamına geleceğini söyledi.
EOKA’nın kuruluşunun 70. yıl dönümünde yapılan açıklamaları da eleştiren Tatar, Kıbrıs’ın Yunanistan ile birleştirilmesi yönündeki söylemleri kınadıklarını belirtti. Kıbrıs Türk tarafının, iki halkın yan yana yaşayabileceği bir çözüm için her zaman iyi niyetle hareket ettiğini ifade eden Tatar, ancak geçmişte federasyon temelinde yapılan tüm girişimlerin başarısız olduğunu ve bu nedenle artık yeni bir siyasi anlayışla hareket ettiklerini vurguladı.
Teknik komitelerin çalışmaları kapsamında gençlik komitesinin kurulmasına yönelik daha önce Cenevre’de anlaşmaya varıldığını hatırlatan Tatar, 15 Nisan’a kadar her iki tarafın 12 kişilik liste sunacağını ve gençlerin bu komitelerde yer alacağını belirtti. Çevresel konular ve Lefke bölgesindeki madenlerle ilgili iş birliklerinin ele alındığını da aktaran Tatar, bu çalışmaların her iki tarafın da faydasına olacağını söyledi.
Sınır kapıları konusunda ise Tatar, KKTC’nin Haspolat ve Akıncılar kapılarının açılmasını önerdiğini ancak Rum tarafının bu önerilere karşılık, Kiracıköy’den güneye direkt transit geçiş yapacak bir koridor açılmasını istediğini ifade etti. Bunun çeşitli nedenlerle mümkün olmadığını belirten Tatar, bunun yerine daha özgün ve her iki tarafa fayda sağlayacak alternatif geçiş noktaları sunulması gerektiğini söyledi. Metehan sınır kapısındaki yoğunluğa da değinen Tatar, 2024 yılı itibarıyla 8 milyon toplam geçişin %65’inin bu kapıdan gerçekleştiğini ve Haspolat ile Akıncılar kapılarının açılmasının bu yoğunluğu azaltacağını dile getirdi.
Mayınların temizlenmesi konusunda taraflar arasında iş birliğinin sürdüğünü belirten Tatar, gerek ara bölgede gerekse diğer noktalarda mayın tehlikesinin devam ettiğini, bu nedenle hem KKTC hem de Güney Kıbrıs’tan yetkililerin BM desteğiyle ortak çalışmalar yürütmesi gerektiğini söyledi.
Görüşmede ele alınan diğer önemli bir konu ise tutuklamalar meselesi oldu. Tatar, bu tutuklamaların iki halk arasındaki ilişkileri gereksiz yere gerdiğini belirterek, konunun mahkemeye taşınmasının Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne yönelik bir baskı unsuru olarak kullanılmasına izin vermeyeceklerini ifade etti. Rum lider Hristodulidis’in tutuklamaların polis soruşturması sonucunda geliştiğini ve kendi yetkisi dışında olduğunu söylediğini aktaran Tatar, ancak 20 yıldır bu tür uygulamaların olmadığını, şimdi aniden bu konunun gündeme gelmesinin düşündürücü olduğunu vurguladı.
Vatandaşların haklarına yönelik ayrımcılığa da değinen Tatar, özellikle Türkiye kökenli KKTC vatandaşlarının haklarının kısıtlanmasının kabul edilemez olduğunu söyledi. Bu tür uygulamaların Avrupa Birliği değerlerine aykırı olduğunu belirten Tatar, konuyu görüşmede dile getirdiğini ifade etti.
Tatar, görüşmede genel olarak yapıcı, pozitif ve mantıklı öneriler sunduğunu belirterek, Kıbrıs’ta iki halkın iş birliğini artırabilecek projelere destek verdiklerini ancak Kıbrıs Türk halkının egemenliğini görmezden gelen yaklaşımlara karşı olduklarını söyledi. 24 Nisan öncesinde bir kez daha Hristodulidis ile görüşme niyetinde olduğunu belirten Tatar, her iki tarafın yararına olacak projelerin hayata geçirilmesi için diyalog, iletişim ve iş birliğinin önemine vurgu yaptı.